26 Haziran 2014 Perşembe

Hesap İşletim Ücretinden Kaynaklanan Alacak İçin Hakem Heyetine Müracaat Dilekçesi

Hesap İşletim Ücretinden Kaynaklanan Alacak İçin
Hakem Heyetine Müracaat Dilekçesi

……. Kaymakanlığı
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’na
Şikayet Eden              :İsim- Soy isim – TC numarası
Adres                          : (Bu kısma iletişim adresi yazılacak)
Karşı Taraf                  : (Bu kısma muhatap banka yazılacak)
Adres                          :
Şikayet Konusu          :Hesap İşletim Ücretinin iadesi talebidir.
Açıklamalar                :
……… Bankasında mevcut ……. (Hesap numarası yazılacak) hesap nolu mevduat hesabım vardır. Söz konusu mevduat hesabımdan …/…/… tarihinde ve …/…/… tarihinde olmak üzere toplam … TL hesap işletim ücreti adı altında kesinti yapılmıştır.  Söz konusu hesabımdan yapılan kesinti hukuka uygun değildir.
Bankacılık Kanunu ve ilgili tüm mevzuatlarda, vadesiz mevduat hesaplarından hesap işletim ücreti alınabileceğine dair hiçbir hüküm olmadığı halde banka hesaplarımda yukarıda belirtmiş olduğum tarihlerde karşı taraf banka tarafından kesinti yapılmıştır.
Karşı taraf banka ile aramızda tanzim edilmiş hesap açma dışında hiçbir sözleşme yoktur. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ilgili maddeleri gereğince de bankanın tarafımdan hesap işletim ücreti adı altında kesinti yapması hukuka aykırıdır.
Ayrıca, tarafıma hesabımdan kesinti yapılacağına dair hiçbir uyarı da ya tebliğ yapılmadan bankaca hesap işletim ücreti kesilmesi mümkün değildir. Bankanın bu eylemi usulsüzdür.
Bu konuda bankaya yapmış olduğum sözlü ve yazılı müracaatlar neticesinde her hangi bir sonuç elde edememem nedeni ile bu şikayette bulunma zorunluluğum hasıl olmuştur.
Sonuç                         : Yukarıda belirtmiş olduğum ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, tarafımdan hesap işletim ücreti adı altında kesilen … TL’nin yasal faizi ile birlikte tarafıma iade edilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. (Tarih)
İsim
İmza



Hesap İşletim Ücretinden Kaynaklanan Alacak İçin Hakem Heyetine Müracaat Dilekçesi
Etiketler: Hakem heyeti müracaat dilekçesi, hesap işletim ücretinden dolayı hakem heyetine dilekçe örneği, hakem heyeti başvuru dilekçesi, hakem heyeti kararı, tüketici sorunları hakem heyetine dilekçe, hesap işletim ücreti, haksız kesintinin iadesi, banka kesintilerinin iadesi dilekçesi,

11 Haziran 2014 Çarşamba

Başkanlık Sistemi Nedir

Başkanlık sistemi nedir 
Başkanlık sistemi bir hükümet sistemidir. Hükümet sistemleri kuvvetler ayrılığını ve kuvvetler birliğini seçmelerine göre ikiye ayrılırlar. Kuvvetler ayrılığı sistemini benimseyen iki çeşit hükümet sitemi vardır. Bunlardan birincisi sert kuvvetler ayrılığı sistemi diğeri yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemidir. İşte bu ayrımdaki sert kuvvetler ayrılığını benimseyen hükümet sistemi Başkanlık Sistemi olarak adlandırılır.
Başkanlık sisteminde sert kuvvetler ayrılığı uygulanmaktadır. Bu sistemde yasama erki ve yürütme erki kesin çizgilerle birbirlerinden ayrılmışlar ve birbirlerine müdahale imkanları bulunmamaktadır. Başkanlık sisteminde yürütmenin tek bir başı vardır bu da başkandır. Başkan halk tarafından seçilmektedir. Halk tarafından seçilen başkan belli süre için seçilebilir ve bu süre yasama tarafından kısaltılamaz ve bu süre içerisinde başkanın görevine son verilemez. Başkanlık sisteminde bir kişi hem yasama içinde hem de yürütme içinde görev alamaz. Başkanlık sistemini günümüzde en başarılı şekilde uygulayan ülke Amerika Birleşik Devletleridir. Ve sadece bu ülkede başkanlık sisteminin başarılı bir şekilde uygulandığını söylemek yanlış bir tespit sayılmaz. Bir çok Latin Amerika ülkesi de başkanlık sistemi ile yönetilmektedir. Ancak başkanlık sistemini uygulayan diğer ülkelere bakıldığında buralarda mutlak monarşi yada askeri yönetim egemen haldedir. Bu sistemde yürütmenin başı olan başkanın yetkilerinin çok olması her zaman için suistimale açıktır ve sistemi demokrasiden uzaklaştırmaya elverişlidir.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Tapu İptali Ve Tescil Davası Dilekçe Örneği (Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklı )

........  ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

Davacı            : N..... K......  TC:.................
Vekili              : Av. M........   - adres 
Davalılar         : 1) İsim Soyisim TC ve Adres
                          2) İsim Soyisim TC ve Adres
Konu           :  Tapu İptali ve Tescil - Tescil Olmadığı Takdirde Satılan Taşınmazlarının Bedelinin İadesi Talebidir. (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmuştur.)
Dava Değeri   : 2.000,00TL (Harca esas bedel, keşif sonucu tespit edileceğinden eksik harç gerçek değerin tespitinden sonra tamamlanacaktır.)
Açıklamalar   :
Davacı müvekkilim ile davalılar kardeştirler. Davalılar ......  İli  ......... İlçesi  ....... Köyü  ... Parsel sayılı taşınmazdaki tüm hak ve hisselerini taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile müvekkilime devretmişler ve satış bedelini almışlardır.
Davalılardan ................ , .................. Noteri tarafından düzenlenen 28.07.1998 tarih ve 6679 yevmiye nolu Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile,  ......  İli  ......... İlçesi  ....... Köyü  ... Parsel sayılı taşınmazdaki hissesini bedelini de peşin alarak müvekkilime satışını yapmıştır. Diğer davalı .........  da,  ................ Noteri tarafından düzenlenen 02.12.1994 tarih ve 11560 yevmiye nolu Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile,  ......  İli  ......... İlçesi  ....... Köyü  ... Parsel sayılı taşınmazdaki hissesini bedelini de peşin alarak müvekkilime satışını yapmıştır.
Satıcı olan davalılara alacakları ödenmiş ve taşınmazdaki zilyedlik müvekkilime teslim edilmiştir. Ancak, anılan taşınmazdaki davalıların hisseleri satış vaadi sözleşmesinin düzenlenmesinden bu güne kadar müvekkilime devredilmemiştir. Bu nedenle dava konusu taşınmazdaki satış vaadi sözleşmesinde satıcı olarak yer alan davalıların adına kayıtlı olan  hisselerin iptali ile müvekkilim adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde satış vaadine konu taşınmazların rayiç bedelinin tespit edilerek müvekkilime ödenmesi için huzurdaki davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur.
Ayrıca, dava konusu taşınmazda davalıların hisselerinin 3. Kişilere devretme olasılıkları bulunmaktadır. Bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerine davalıların hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

Deliller            : Tapu Kaydı, Veraset İlamı, Satış vaadi sözleşmeleri, Bilirkişi, keşif ve sair yasal deliller.
Sonuç             : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile,
-       Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile dava konusu  ......  İli  ......... İlçesi  ....... Köyü  ... Parsel sayılı taşınmazdaki davalıların hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına ya da davalıdır şerhi işlenmesine,
-       Davamızın kabulü ile,  ......  İli  ......... İlçesi  ....... Köyü  ... Parsel sayılı taşınmazdaki davalılar adına kayıtlı bulunan hisselerin iptali ile müvekkilim adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasına,
-       Tapu iptali ve tescil yönündeki talebimiz uygun görülmez ise, davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki, davalıların hisselerinin rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış bedelinin satış vaadi sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan hisseleri oranında alınarak müvekkilime verilmesine,
-       Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini saygılarımız ile arz ve talep ederiz.

       Davacı Vekili
Av. .............................  




Eki: Vekaletname, Veraset İlamı, Tapu Kaydı, Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri

12 Nisan 2014 Cumartesi

Yaş Düzeltilmesi Davası Dilekçe Örneği

Yaş Düzeltilmesi Davası Dilekçe Örneği

..................... Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne

Davacı   : Bu kısma davacının adı soyadı ve tc numarası yazılmalıdır.
Adresi    : Bu kısma davacının adresi yazılmalıdır
Davalı    : Hasımsız
Konu    : Yaş düzelme davasıdır
Açıklamalar    :

Nüfus kayıtlarına göre  .../.../.... tarihinde doğmuş olarak görünmekteyim. Oysa gerçek doğum tarihim .../.../... 'dir. Bilemediğin bir nedenden dolayı yaşım nüfus kayıtlarına sehven yanlış yazılmıştır. Bu yanlışlığın düzeltilmesi için sayın mahkemenize müracaat zorunluluğum hasıl olmuştur. 

Hukuki Deliller : Türk Medeni Kanunu, Nüfus Kanunu ve sair ilgili mevzuat hükümleri,
Deliller             : Nüfus kayıtları, Tanık anlatımları, ve sair tüm yasal deliller
Sonuç             : Yukarıda belirtmiş olduğum nedenlerle ve resen gözetilecek nedenlerle, haklı davamın kabulü ile doğum tarihimin ..../.../... olarak düzeltilmesine karar verilmesini saygılarımla yüce mahkemenizden arz ederim.  
                                                                                                                   Davacı (İmza)

Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davaları

Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davaları :
Kişi doğumu ile birlikte nüfus idaresine kaydı yapılmaktadır. Nüfus kayıtları sırasında sıkça karşılaşılan sorunlardan birisi adın soy adın ya da doğum tarihinin yanlış yazılmasıdır. İşte bu gibi durumlarda nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzelme de dava yolu ile gerçekleştirilmektedir. 
Nüfus kayıtlarındaki düzelme için kişi kendisi de dava açabilir. Ancak bunun için reşit olmalıdır. Kişi reşit olmadan önce nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için açılacak dava, küçüğün velisi ya da vasisi tarafından açılabilir. Bu dava kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yerde açılabileceği gibi ikametgahının bulunduğu yerde de açılabilir. Bu davalarda yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Hakim davacının göstermiş olduğu delilleri değerlendirerek, ekseriyetle bu delil tanık olmaktadır, sonucuna göre bir karar verir. 

Medeni Hukukta Hakiki Şahıslar

Hakiki şahıs, kısaca insandır. Bilindiği gibi şahsın bir ömrü vardır. Şahıs doğduğu andan itibaren kanunların kendisine tanımış olduğu medeni haklardan istifade etme hakkını da elde etmektedir. Örneğin, insanın doğumu ile birlikte kendisine bir isim verilir, nüfus idaresine kaydı yapılır, mirasçı olabilir. Tüm bu haklardan ve kişilik haklarından yararlanabilmek kişinin ayrıca bir çaba göstermesine ya da şartları yerine getirmesine gerek yoktur. Doğduğu andan itibaren bu evrensel haklara sahip olur. 

Hükmi Şahıslar

Hükmi şahıs, kanunlarımızda sayılmış bulunan bir gaye için bir araya gelmiş insan topluluklarıdır. Bu topluluklar bir insan gibi mal iktisap ederler, borçlanabilirler, davada taraf olabilirler, hukuki işlem yapabilirler. Medeni hukukumuzda hükmi şahıslardan dernek ve vakıflar düzenlenmiş olup, Ticaret kanunumuzda da şirketler ve kooperatifler düzenlenmiştir. Kooperatifler ticaret şirketi olmadığından özel bir kanun ile sonradan düzenlenmiş ve bu yönü ile de, kollektif şirket, komandit şirket, anonim şirket ve limited şirketlerden ayrılmışlardır. Bunların dışında belediyeler, köyler ve barolarında tüzel kişilikleri bulunmakta olup bunlara kamu tüzel kişisi denilmektedir. 

11 Nisan 2014 Cuma

Kovuşturma Nedir ?

Kovuşturma Nedir ?

Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi kapsamaktadır. Soruşturma aşamasının sona ermesi ile birlikte düzenlenen iddianamenin kabul edilmesi ile başlayıp tüm yargılama yani mahkeme sürecini kapsayan dönemdir. Bu dönemde yargılama yapılır. Hüküm kesinleşinceye kadar devam eder. 

10 Nisan 2014 Perşembe

Soruşturma Nedir ?

Soruşturma Nedir ?

Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen süredir. Soruşturma aşamasında suç işlediği iddia edilen kişi hakkında araştırma yapılır ve suç konusu ile ilgili tüm deliller toplanarak suç işlediği kanısına varılırsa bir iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Eğer suç işlemediği kanısına varılırsa, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. 

Kıymet Takdiri Yapılan Taşınmazın Satışını İsteme Süresi Nedir ?

Kıymet Takdiri Yapılan Taşınmazın Satışını İsteme Süresi Nedir ?

Haciz olunan bir taşınmazın satışı, kıymet takdirinin yapılmasından sonra 2 yıl içerisinde istenilmelidir. Kıymet takdirinden sonra iki yıl içerisinde taşınmazın satışı istenilmez ise, yeniden kıymet takdiri yapılması gereklidir. Kıymet takdirinden sonra iki yıl içerisinde satış istenilmez ise bu durum daha sonra yapılacak olan ihalenin feshi nedeni olmaktadır.